Günlük hayatımızda tükettiğimiz ve kullandığımız suyun kalitesi, hem bedensel sağlığımız hem de ev aletlerimizin kullanım ömrü açısından büyük bir önem taşır. Yetişkin ve sağlıklı bir insanın vücut ağırlığının %50 ila %70’inin sudan oluştuğu bilimsel bir gerçektir; bu sebeple içtiğimiz suyun niteliği doğrudan biyolojimizi ve organ fonksiyonlarımızı etkiler (Kaynak: İSTAHED). Ancak musluktan akan suyun ağır metaller barındırıp barındırmadığını veya aşırı kireçli olup olmadığını sadece çıplak gözle bakarak anlamak çoğu zaman mümkün değildir. İşte tam bu noktada su sertliği nasıl ölçülür sorusu, evindeki suyun kalitesini artırmak isteyen, ailesinin sağlığını önemseyen ve eşyalarını korumak isteyen herkesin yanıtlaması gereken en temel konu haline gelmektedir.
Halk arasında kireçli su olarak tabir edilen sert su yapısı, sadece çayınızın veya yemeklerinizin lezzetini bozmakla kalmaz; aynı zamanda çamaşır makinesi, bulaşık makinesi ve kombi gibi beyaz eşyaların iç aksamlarında birikerek telafisi oldukça maliyetli arızalara yol açar. Hazırladığımız bu kapsamlı rehberde, ev ortamında tamamen pratik yöntemlerle suyunuzun kireç oranını nasıl tespit edebileceğinizi adım adım anlatacağız. İster profesyonel kahve makinenizin su ayarlarını optimize etmek isteyin, ister aileniz için en güvenilir içme suyunu arıyor olun; laboratuvara gitmeye gerek kalmadan test şeritlerinden sıvı titrasyon damla kitlerine kadar tüm ölçüm metotlarını detaylarıyla öğreneceksiniz.
Su Sertliği Nedir?
Su sertliği, hidrolojik ve kimyasal açıdan değerlendirildiğinde, suyun içerisinde çözünmüş halde bulunan minerallerin toplam miktarını ifade eder. Bu mineraller arasında özellikle Kalsiyum (Ca2+Ca2+) ve Magnezyum (Mg2+Mg2+) iyonları, suyun sertlik veya yumuşaklık karakterini belirleyen ana oyunculardır. Yağmur suyu bulutlardan yeryüzüne düştüğü ilk anda aslında tamamen yumuşaktır ve mineral içermez; ancak yeraltı su kaynaklarına doğru sızarken geçtiği toprak ve kayaçlardan kalsiyum karbonat (CaCO3) başta olmak üzere birçok minerali çözerek kendi bünyesine hapseder.
Bu kalsiyum ve magnezyum minerallerinin sudaki konsantrasyonu (yoğunluğu) ne kadar artarsa, su o kadar “sertleşir” ve evlerimize kireçli su formunda ulaşır. İçme suyu kalitesini belirleyen küresel otoritelerden Dünya Sağlık Örgütü (WHO) yönergelerine göre, içilebilir sularda bulunabilecek maksimum toplam sertlik limiti kalsiyum karbonat cinsinden 500 mg/L olarak belirlenmiştir (Kaynak: WHO). Bu kritik sınırın üzerindeki sular, hücresel emilim zorluklarından tesisat tıkanıklıklarına kadar hem insan tüketimi hem de evsel kullanım açısından ciddi riskler barındırmaya başlar.
Geçici ve Kalıcı Sertlik Arasındaki Fark
Suyun kireç yükünü ve sertliğini tespit ederken, bu sertliğin yapısını iki farklı alt kategoride anlamak çözüm üretmek için son derece önemlidir: Geçici sertlik ve kalıcı sertlik. Geçici sertlik (karbonat sertliği), suda kalsiyum bikarbonat ve magnezyum bikarbonat bileşiklerinin yoğun miktarda bulunmasından kaynaklanır. Adından da kolayca anlaşılabileceği üzere bu durum geçicidir; suyu yüksek sıcaklıklarda kaynatarak bu minerallerin karbonat gazına dönüşüp ortamdan uzaklaşması ve kireç olarak çökeltilmesi sağlanabilir. Çaydanlıkların veya su ısıtıcılarının dibinde gördüğümüz o inatçı, sert beyaz kireç tabakası tam olarak bu kimyasal çökelme işleminin gözle görülür bir sonucudur.
Kalıcı sertlik ise (karbonat olmayan sertlik), suda sülfat, nitrat ve klorür gibi diğer güçlü mineral tuzlarının varlığından ortaya çıkar. Geçici sertliğin aksine, suyu sadece kaynatmak bu bağları kırmaz ve mineralleri ayrıştırmaz; dolayısıyla standart ısıtma işlemi kalıcı sertliği ortadan kaldırmada hiçbir işe yaramaz. Bir şebeke suyunun “Toplam Sertlik” derecesi, geçici ve kalıcı sertliğin toplamını ifade etmektedir. Musluğunuzdan akan kireçli suya kalıcı ve kesin çözümler bulabilmek için toplam sertlik değerinin profesyonel filtreleme sistemleriyle arıtılması ve öncesinde doğru test kitleriyle ölçülmesi şarttır.
Evde Su Sertliği Nasıl Ölçülür? (Adım Adım Yöntemler)
Evinize gelen şebeke suyunun kireç oranından ve genel kalitesinden şüphe ediyorsanız, yüksek ücretler ödeyip laboratuvar analizi yaptırmadan önce kendi başınıza kolayca uygulayabileceğiniz bilimsel test yöntemleri mevcuttur. Su kalitesini evinizin mutfağında test etmek, özellikle evinize bağlatacağınız su arıtma cihazları için doğru kararı vermenizi sağlar; zira çok sert bir suya sahipseniz kullanmanız gereken filtre membranının teknolojisi de buna göre değişiklik gösterecektir. Aşağıda, piyasada kolayca bulunabilen ve en yaygın olarak kullanılan üç farklı su sertliği ölçüm yöntemini adım adım inceleyebilirsiniz.
1. Su Sertlik Test Çubuğu (Test Şeritleri) Kullanımı
Sertlik ölçümü yapmak için günümüzde ulaşılabilecek en ucuz, en pratik ve en hızlı yöntemlerden biri su sertlik test çubuğu (test strip) kullanmaktır. Tasarım olarak lise kimya derslerinden hatırladığımız turnusol kağıtlarına benzeyen bu tek kullanımlık şeritler, uç kısımlarına emdirilmiş özel kimyasal reaktifler sayesinde suyla temas ettiği anda renk değiştirerek tepkime verir. Birçok dünyaca ünlü çamaşır makinesi, bulaşık makinesi veya tam otomatik kahve makinesi üreticisi, ilk kurulum esnasında cihazın su giriş kalibrasyonunu doğru yapabilmeniz için ürün kutusunun içerisine bu şeritlerden bir adet eklemeyi ihmal etmez.
Test şeridini kullanmak hiçbir teknik bilgi gerektirmeyen, oldukça basit bir süreçtir. Öncelikle temiz bir cam bardağa doğrudan musluğunuzdan akan soğuk suyu doldurun; ardından test çubuğunu tamamen suyun içine batacak şekilde daldırıp yaklaşık iki ila üç saniye bekleyin. Çubuğu sudan çıkardıktan sonra üzerinde kalan fazla damlaları hafifçe silkeleyin ve kimyasal reaksiyonun tamamlanması için bir dakika kadar oda sıcaklığında bekletin. Çubuğun üzerindeki aktif karecikler suyun kireç oranına göre yeşilden kırmızıya veya mora doğru renk değiştirecektir. Şeridi, ürün paketinin veya cihaz kullanım kılavuzunun üzerinde yer alan renk skalasıyla yan yana getirerek suyunuzun yumuşak, orta sert veya çok sert olduğunu saniyeler içinde tespit edebilirsiniz.
2. Sıvı Test Kiti (Titrasyon Damla Testi)
Test şeritleri suyun genel durumu hakkında size hızlı bir fikir verse de, cihazlarınıza gireceğiniz ayarlar için hassas ve net bir rakamsal değere ihtiyacınız varsa sıvı test kiti, yani bilimsel adıyla titrasyon testi kullanmanız en mantıklı yoldur. Bu damla kitleri genellikle su arıtma sistemi kurulumu yapan profesyonel teknisyenlerin, kimyagerlerin ve akvaryum suyunun mineral dengesini korumaya çalışan hobicilerin tercih ettiği, hata payı sıfıra yakın olan güvenilir ölçüm araçlarıdır. İlk kez titrasyon kiti kullanırken kutu içinden çıkan yönergeleri harfiyen takip etmek, ölçümü doğru yapmanızı garantiler.
Sıvı testi evde uygulamak için öncelikle kit içerisinden çıkan küçük, şeffaf plastik test tüpüne belirtilen mililitre çizgisine kadar (bu miktar genelde 5 ml olur) musluk suyunuzu doldurun. Ardından, reaktif kimyasal solüsyonu içeren şişeyi dik tutarak tüpün içine birer birer damlatmaya başlayın. İlk damlalarda suyun rengi pembemsi veya kırmızımsı bir ton alacaktır; her yeni damlayı eklediğinizde tüpü hafif dairesel hareketlerle çalkalayın ve rengi gözlemleyin. Damlaları eklemeye devam ettikçe, suyun rengi kırmızıdan aniden belirgin bir mavi veya yeşil tona dönüşecektir. Suyun renginin tam olarak mavileştiği noktaya kadar test tüpüne kaç damla sıvı damlattığınızı saymanız gerekir; çünkü harcadığınız her bir damla, suyunuzun Fransız veya Alman sertlik derecesini rakamsal olarak size verecektir.
3. Yerel Su İdaresi Raporlarını İnceleme
Evinizdeki suyu bizzat ölçmek için herhangi bir test çubuğu veya sıvı kit satın almak istemiyorsanız, başvirebileceğiniz en güvenilir alternatif, bağlı bulunduğunuz şehrin su ve kanalizasyon idaresi (örneğin İSKİ, ASKİ, İZSU vb.) tarafından yayımlanan aylık su kalite raporlarını incelemektir. Bu resmi kurumlar, halk sağlığını korumak ve şeffaflık ilkesini yerine getirmek adına her ay düzenli olarak ilçelere, mahallelere ve ana şebeke hatlarına göre laboratuvar ortamında yapılmış detaylı analiz sonuçlarını kendi kurumsal internet sitelerinde tablo halinde vatandaşların erişimine sunmaktadır.
Türkiye’nin coğrafi yapısı gereği yeraltı kaynakları oldukça zengin minerallere sahiptir. Nitekim üniversiteler tarafından yapılan bağımsız bölgesel hidrolojik araştırmalara göre, ülkemizdeki şebeke ve yeraltı sularının önemli bir kısmının sertlik değeri 186 mg/L ile 586 mg/L arasında ölçülmekte olup, bu oranlar dünya standartlarında sularımızı “sert” ve “çok sert” kategorisine sokmaktadır (Kaynak: Dergipark). Yaşadığınız il ve ilçenin aylık raporunu bularak tablodaki “Toplam Sertlik” sütununa bakabilir, böylece musluğunuzdan akan suyun ortalama kireç yükünü ve mineral oranını hiçbir ücret ödemeden hızlıca öğrenebilirsiniz.
Su Sertlik Birimleri: Fransız ve Alman Sertlik Dereceleri
Dünyanın farklı bölgelerindeki ülkeler, suyun sertliğini ve mineral oranını standartlaştırmak, ifade etmek ve uluslararası ticarette kullanmak üzere kendi metrik sistemlerini geliştirmişlerdir. Evinizde elde ettiğiniz test sonuçlarını doğru yorumlayabilmek, su arıtma cihazı alırken doğru teknik özellikleri seçmek ve beyaz eşyalarınıza doğru değerleri girebilmek için bu birimlerin tam olarak ne anlama geldiğini bilmek büyük önem taşır. Ülkemizde hem tüketici tarafında hem de endüstriyel tarafta en sık karşılaşılan iki ana metrik, Fransız ve Alman sertlik dereceleridir.
Fransız Sertlik Derecesi (Fr) Nedir?
Türkiye’de su arıtma sektöründe, laboratuvar kimyasında ve belediyelerin yayımladığı analiz raporlarında standart olarak en yaygın kullanılan birim Fransız Sertlik Derecesi’dir. Metinlerde genellikle °fH kısaltmasıyla veya sadece Fr sembolüyle gösterilir. Teknik bir tanımla ifade etmek gerekirse 1 Fransız Sertlik Derecesi, tam olarak 1 litre hacmindeki suda çözünmüş halde bulunan 10 miligram kalsiyum karbonata (CaCO3) eşdeğerdir ve bu birim üzerinden hesaplama yapılır.
İdeal içme sularının insan sağlığı ve damak tadı açısından 7 ila 14 °fH arasında olması, içim yumuşaklığı, pH dengesi ve lezzet profili açısından uzmanlar tarafından en çok tavsiye edilen aralıktır. Suyunuzun kalitesini doğru değerlendirmeniz ve test sonuçlarınızı kategorize etmeniz için hazırladığımız aşağıdaki sınıflandırma tablosunu referans alabilirsiniz:
| Sertlik Sınıfı | Fransız Derecesi (°fH) | mg/L (ppm CaCO3) Karşılığı |
| Yumuşak Su | 0 – 7 | 0 – 70 |
| Orta Sert Su | 7 – 14 | 70 – 140 |
| Sert Su | 14 – 32 | 140 – 320 |
| Çok Sert Su | 32 ve üzeri | 320 ve üzeri |
Alman Sertlik Derecesi (dH) Nedir?
Alman Sertlik Derecesi (°dH), özellikle Avrupa menşeli beyaz eşyaların, bulaşık makinelerinin ve tam otomatik espresso kahve makinelerinin kullanım kılavuzlarında uluslararası bir mühendislik standardı olarak sıklıkla karşımıza çıkar. Kimyasal tanımıyla 1 Alman derecesi, 1 litre suyun içinde 10 miligram kalsiyum oksit (CaO) bulunması anlamına gelmektedir. Alman ekolü, suyun içindeki doğrudan kireç yapıcı unsurları ölçmede ve makine arızalarını öngörmede oldukça hassas bir referans sistemi kabul edilir.
Elektronik cihazlarınızın dijital menüsünde bir su sertlik ayarı yapmanız gerektiğinde, elinizdeki Fransız derecesi sonuçlarını Alman derecesine dönüştürmeniz kaçınılmazdır. Kaba ve pratik bir matematikle 1 Alman Sertlik Derecesi, yaklaşık olarak 1.78 Fransız Sertlik Derecesine denk gelmektedir. Aşağıdaki tablo, özellikle yurt dışı üretimi gelişmiş cihazlar için ilk kurulum kalibrasyonlarını yaparken kafa karışıklığını giderecek ve işinizi oldukça kolaylaştıracaktır:
| Alman Derecesi (°dH) | Fransız Derecesi (°fH) Dönüşümü |
| 1 °dH | 1.78 °fH |
| 5 °dH | 8.90 °fH |
| 10 °dH | 17.8 °fH |
| 15 °dH | 26.7 °fH |
| 21 °dH | 37.4 °fH |
TDS Metre ile Su Sertliği Ölçülür mü? (Doğru Bilinen Yanlışlar)
E-ticaret sitelerinde ve dijital pazaryerlerinde çok uygun fiyatlara satılan kalem şeklindeki TDS (Total Dissolved Solids – Toplam Çözünmüş Madde) metre cihazları, maalesef tüketiciler tarafından sıklıkla yanlış anlaşılarak basit bir “kireç ölçer” gibi satın alınmaktadır. Ancak bu yaygın yanılgı, su kalitesi ölçümünde halk arasında yapılan en büyük teknik hatalardan biridir. TDS metre cihazları aslında suyun kirecini değil, genel elektriksel iletkenliğini ölçerek o suyun içindeki tüm çözünmüş maddelerin miligram bazında (ppm) oranını ekrana yansıtır.
Bu dijital cihazlar; suya sertlik veren kalsiyum ve magnezyumun yanı sıra, suyun içinde bulunabilecek sodyum, potasyum, klorür, sülfat ve diğer tüm iletken mineralleri birbirinden ayırt etmeden tek bir potada toplar. Yani mutfak suyunuzu ölçtüğünüzde TDS metrenin ekranında oldukça yüksek bir değer görmeniz, suyunuzun kesinlikle çok kireçli (sert) olduğu anlamına gelmez; suyunuz kireçsiz olsa bile sadece diğer faydalı mineraller (örneğin potasyum veya magnezyum) açısından çok zengin olabilir. Saf kireç oranını belirlemek için genel iletkenlik değil, spesifik olarak kalsiyum karbonat reaksiyonu ölçülmelidir; bu yüzden en doğru ve kesin kireç tespiti sonuçları TDS ile değil, her zaman titrasyon (damla) testleriyle elde edilir.
Su Sertliği Kahve Makineleri ve Cihazlar İçin Neden Önemlidir?
Mutfağınızda yer alan ve suyla çalışan tüm teknolojik aletlerinizin sorunsuz çalışma ömrü, kullandığınız suyun kireç ve sertlik oranına doğrudan göbekten bağlıdır. Özellikle beyaz eşya ve ankastre pazarının öncü markalarından biri olan Miele’nin paylaştığı mühendislik verilerine göre, şebeke suyu Alman Sertlik Derecesi olarak 21 °dH’nin üzerine çıktığında su ısıtıcı rezistanslarda saniyeler içinde kalıcı kireç hasarları oluşmaya başlar (Kaynak: Miele). Kireç bağlayarak izole olmuş bir rezistans, hedef sıcaklığa ulaşmak ve suyu ısıtmak için çok daha fazla efor ve enerji harcar; bu da sadece makineyi bozmakla kalmaz, elektrik faturalarınızın gizli bir şekilde her ay yükselmesine de sebep olur.
Konu lüks ve tam otomatik espresso kahve makinelerine geldiğinde ise durum sadece makinenin motor sağlığıyla ilgili kalmaz, aynı zamanda içtiğiniz bardağınızdaki kahvenin kalitesi de ciddi bir tehlikeye girer. Standarda uygun olarak demlenmiş enfes bir fincan kahvenin ortalama %98’inin sudan oluştuğu gerçeğini asla unutmamak gerekir. Aşırı kireçli, yani sert bir su kullanmak, kaliteli kahve çekirdeklerinde bulunan o meyvemsi ve tatlı asiditeyi maskeleyerek tüm aromaları hapseder; sonuç olarak yavan, acı ve tadı matlaşmış bir kahve içmek zorunda kalırsınız.
Ayrıca Nespresso, Philips veya Siemens gibi global markaların gelişmiş espresso makinelerini satın alıp mutfağınıza ilk kurduğunuzda, üretici firma kutudan çıkan test şeridiyle su ölçümü yapıp cihazın beynine mevcut kireç oranını dijital olarak kodlamanızı önemle talep eder. Eğer siz bu işlemi atlar, görmezden gelir veya değerleri yanlış girerseniz, makinenin otomatik kireç çözme (descaling) zamanlayıcısı tamamen yanlış çalışır. Sonuç olarak cihazınız ya gereksiz yere sürekli uyarı verip sizi kireç çözücü sıvı almaya zorlar ya da içi tamamen kireç dolduğu halde sizi uyarmaz ve motoru yakarak garanti dışı kalır.
Sert Su Nasıl Yumuşatılır ve Giderilir?
Evinizdeki musluk suyunun test çubuğu veya sıvı kit ile ölçümünü başarıyla yaptınız ve kireç seviyesinin beklediğinizden çok daha yüksek çıktığını gördünüz. Peki bu can sıkıcı durumda kalıcı bir çözüm için ne yapmalısınız? Şehir şebekesine kaynaktan müdahale etme şansınız hiçbir şekilde olmadığı için, suyun evinize girdiği ana vanada veya son kullanım noktasında (örneğin mutfak tezgahınızın altında) teknolojik bir iyileştirme yapmanız şarttır. Sert suyun barındırdığı kireçten kurtulmanın en modern, bilimsel ve kalıcı yöntemi, iyon değiştirici reçineler ve yüksek basınçlı ters osmoz (Reverse Osmosis) membranları kullanan profesyonel sistemler kurmaktır.
Bu üstün teknolojiye sahip gelişmiş arıtma sistemleri, suyu milimetrenin milyonda biri küçüklüğündeki mikroskobik gözeneklerden geçirirken aynı zamanda iyon değişimi yöntemi sayesinde kirece yol açan kalsiyum ve magnezyum iyonlarını zararsız sodyum iyonlarıyla yer değiştirerek suyu kökünden yumuşatır. Tam da bu tüketici ihtiyacına yönelik olarak tasarlanan şık tasarımlı, yeni nesil arıtmalı su sebilleri hem ev aletlerinizi kirecin o yıkıcı etkilerinden korur hem de filtre aşamaları sayesinde pH dengesi ideal, mineral eklenmiş, lezzetli ve alkali su içmenizi garanti altına alır.
Evinizdeki genel tesisatı, kombiyi ve çamaşır makinesini korumak için daire girişi sayaç arkası su yumuşatma sistemleri tercih edilebilirken; sadece temiz içme suyu elde etmek, çay demlemek ve yemek pişirmek amaçlı kullanım için mutfak tezgah altı tipi ters osmoz cihazlar son derece yeterli olacaktır. Tüm aileniz için daha sağlıklı bir hücresel yaşam ve sürdürülebilir, masrafsız cihaz kullanımı için kireç yükü tamamen alınmış, mineral dengesi optimize edilmiş taze sular tüketmek uzun vadede hem bütçeniz hem de sağlığınız için atacağınız en mantıklı adımların başında gelir.
Sık Sorulan Sorular
Suyun sert olduğu nasıl anlaşılır?
Evde suyun sert olduğunu hiçbir test cihazı kullanmadan da anlamanın günlük hayatta karşımıza çıkan birkaç belirgin fiziksel yolu vardır. En önemli ve yaygın belirti, banyo yaparken kullandığınız sabun ve şampuanların çok zor köpürmesi veya yeterince köpürtmek için normale göre çok daha fazla deterjan harcanmak zorunda kalınmasıdır; çünkü sudaki kalsiyum mineralleri sabun molekülleriyle anında reaksiyona girerek çözünmeyen beyaz tortulara dönüşür. Ayrıca çamaşır makinesinde yıkanan kıyafetlerin ve havluların kuruduktan sonra keçeleşip sertleşmesi, elleri sabunla yıkadıktan sonra ciltte kaygan veya temizlenmemiş gibi tortulu bir his kalması, mutfak lavabolarında, armatürlerde ve banyo duşakabin camlarında kuruyarak iz bırakan beyaz inatçı su lekeleri, evinizdeki suyun kireçli olduğunun en net doğal göstergeleridir.
Normal su sertliği kaç olmalı?
Devlet otoritelerinin içme suyu standartlarını belirleyen TSE 266 yönergelerine ve uluslararası sağlık kurallarını belirleyen Dünya Sağlık Örgütü yönergelerine göre, şebekeden gelen içilebilir sularda CaCO3 cinsinden maksimum sertlik 500 mg/L’ye kadar insan sağlığı açısından tolere edilebilir bir üst sınır olarak kabul edilir. Ancak insan tüketimi, evsel cihaz kullanımı ve çay/kahve gibi içeceklerde ideal bir içim lezzeti yakalanması için suyun tam olarak 7 ila 14 Fransız Sertlik Derecesi arasında tutulması uzmanlarca şiddetle tavsiye edilir. Bu ideal aralık, yaklaşık 70-140 mg/L kalsiyum karbonat değerine tekabül ederek suyu tam anlamıyla “orta sertlikte”, içimi yumuşak, mideyi yormayan ve en sağlıklı formunda tutar.
Su sertliği nasıl öğrenilir?
Suyun sertlik derecesi ev kullanıcıları ve endüstriyel tesisler için üç temel yolla kesin olarak öğrenilebilir. Birincisi, e-ticaret sitelerinden veya yapı marketlerden bir su sertlik test çubuğu alıp bunu birkaç saniye musluk suyunun içine daldırmak ve ortaya çıkan renk değişimini kutudaki skala ile karşılaştırmaktır. İkincisi, çok daha hassas olan su sertliği ölçüm kiti (titrasyon) kullanarak deney tüpündeki suya özel bir sıvı reaktif damlatmak ve suyun rengi değişene kadar kaç damla sıvı harcandığını sayarak kesin bilimsel bir sonuç elde etmektir. Üçüncüsü ve en masrafsız olanı ise, bağlı bulunduğunuz belediyenin ve yerel su idarelerinin kendi resmi web sitelerinde her ay düzenli olarak yayımladığı, sokak ve semt bazlı laboratuvar su kalite analiz raporlarını indirip incelemektir.
Suyun sertlik derecesi nasıl hesaplanır?
Şebeke suyunda bulunan kalsiyum ve magnezyum iyonlarının mg/L (ppm) cinsinden miktarı laboratuvar analiziyle halihazırda biliniyorsa, bu değerler şu uluslararası formülle matematiksel olarak hesaplanır: Toplam Sertlik (mg CaCO3 / L) = 2.497 x [Kalsiyum Miktarı] + 4.118 x [Magnezyum Miktarı]. Eğer bu tür kimyasal formüllerle ve laboratuvar terimleriyle uğraşmak istemiyor, ev tipi damla (titrasyon) testi kullanıyorsanız hesaplama çok daha basittir. Test tüpüne damlattığınız solüsyonda suyun rengini değiştirmek için harcanan her bir damla (kitin üretim standardına göre değişmekle birlikte) genellikle 10 ile çarpılarak veya doğrudan damla sayısı okunarak doğrudan Fransız Sertlik Derecesi (°fH) veya Alman Sertlik Derecesi (°dH) anında elde edilir.